• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye-Libya anlaşmasına Muharrem İnce'den büyük destek!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Türkiye-Libya anlaşmasına Muharrem İnce'den büyük destek!

Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını oy birliğiyle onayladı. Meclis, Türkiye ile imzalanan iki mutabakatın onaylanmasını reddeden 2020 tarihli kararını da iptal etti. CHP’li Muharrem İnce ise karara destek vererek Türkiye’nin deniz haklarından vazgeçmeyeceğini belirtti.

Halife Hafter'in Libya'nın doğusunda kurduğu Temsilciler Meclisi de Türkiye ile BM tarafından tanınan Trablus merkezli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 2019 yılında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onayladı. Meclis ayrıca, Türkiye ile imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasını reddeden 2020 tarihli kararını da iptal etti.

"TÜRKİYE, ANTALYA KÖRFEZİ'NE SIKIŞTIRILACAK BİR KARA DEVLETİ DEĞİLDİR"

Türkiye'nin ve Libya'nın Akdeniz'de elini güçlendiren ve bölgedeki sinsi planları boşa çıkaran anlaşmaya iç siyasetten ilk güçlü bir destek geldi.

CHP'li Muharrem İnce, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı sonuna kadar desteklediğini ilan etti.

Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin denizlerdeki haklarından vazgeçmesinin düşünülemeyeceğini vurgulayan İnce, şu ifadeleri kullandı:

"Libya ile imzaladığımız Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı sonuna kadar destekliyorum. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumak, denizlerdeki geleceğini güvence altına almak zorundadır. Türkiye, Antalya Körfezi’ne sıkıştırılabilecek bir kara devleti değildir. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin denizlerdeki haklarından vazgeçmesi düşünülemez."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Tavuk Çiftliğinden Akdeniz Sularına: Siyasette Bitmeyen "Koltuk" Senfonisi! Türkiye siyaseti, her sabah yeni bir "Geri Dönüş Hikayesi" ile uyanabileceğiniz, asla sıkılmayacağınız muazzam bir sahnedir. Bu sahnenin en istikrarlı, en enerjik ve en "müzmin" başrol oyuncularından biri, hiç şüphesiz, ne zaman ortalık biraz durulsa kümesin kapısını aralayıp kendisini bir anda uluslararası ilişkiler kürsüsünde bulan Muharrem Bey’dir. Son olarak Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin, Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını oy birliğiyle onaylaması, Akdeniz’deki dengelerden ziyade bizim yerli ve milli genel başkanlık yarışımızı hareketlendirmiş görünüyor. Normal bir demokraside, böyle kritik bir dış politika gelişmesinde partinin resmi görüşünü parti sözcüsü açıklar; diplomatik metinler havada uçuşur, süzme bürokratik bir dil kullanılır. Ancak bizim siyasi ekosistemimizde, eğer mevzu "Mavi Vatan" ve onun getireceği muhtemel delegeler ise, resmi sözcüleri bekleyecek vakit yoktur. İlk mikrofonu kapan, Akdeniz’in serin sularından doğruca parti genel merkezinin koridorlarına yelken açar. Görünen o ki, Muharrem Bey bir süredir odaklandığı organik tavuk yetiştiriciliği ve yumurta üretim planlarına kısa bir ara vermeye karar vermiş. Zira yumurtaların kuluçka süresini beklemek, ana muhalefet koltuğunun boşalmasını ya da sallanmasını beklemekten çok daha uzun ve zahmetli bir süreç. Üstelik tavuklar ne kadar çok yumurtlarsa yumurtlasın, hiçbir zaman bir kurultay delegesi kadar heyecan verici olamıyor. Tavuklara nutuk atamazsınız, attığınızda da en fazla kafalarını yana yatırıp size bakarlar; oysa kurultay salonlarında atılan "Yetti gari!" temalı nutukların akustik hazzı bambaşkadır. Anlaşılan o ki, "Bay Kemal" efsanesinin gölgesi hala genel merkez koridorlarında dolaşırken, Muharrem Bey de Akdeniz’in dalgalarını arkasına alarak sörf yapmanın tam zamanı olduğunu düşünmüş. "Türkiye deniz haklarından vazgeçmeyecek!" çıkışı, ilk bakışta vatansever bir dış politika duruşu gibi görünse de, siyasi tercüme bürosundan geçen metin aslında şöyledir: "Dış politikayı bile sizden iyi savunuyorum, o koltukta hala ne işiniz var?" Siyasetimizin bu bitmek bilmeyen "koltuk kapmaca" oyununda, Libya ile imzalanan mutabakatların onaylanması bile iç politikadaki bir genel başkanlık hamlesinin mezesi haline gelebiliyor. Kim bilir, belki de yakında Akdeniz’deki sondaj gemilerimizin adı "Delege-1" ve "Kurultay-2" olarak değiştirilir. Ne de olsa asıl büyük petrol yatağı, o koltuğun tam altında gizli.

Hüseyin Yavuz

İşte bu kadar. İyi şeyleri destekleyince muhalefetin saygınlığı artar. Buna çok ihtiyacımız var. Saygın bir muhalefete
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23