• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada flaş gelişme!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada flaş gelişme!

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne dair yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan incelemeler kapsamında olay döneminde jandarma eri olarak görev yapan 1 kişi tutuklanırken, aralarında sağlık çalışanları ve basın mensuplarının da bulunduğu 9 şüpheli ikinci dalga operasyonuyla gözaltına alındı.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden derinleştirildi. Soruşturmanın ilk aşamasında gözaltına alınan 10 şüpheliden dönemin jandarma eri olduğu belirtilen 1 kişi tutuklandı, 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 2 kişi ise serbest bırakıldı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise 9 şüpheli daha gözaltına alındı.


 

DÖNEMİN JANDARMA ERİ TUTUKLANDI

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, FETÖ firarisi olduğu belirtilen 1 kişinin yurt dışında bulunduğu tespit edildi.

Gözaltındaki 10 şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden olay tarihinde jandarma eri olarak görev yapan 1 kişi tutuklandı. 7 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanırken, 2 kişi ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

SORUŞTURMADA İKİNCİ DALGA

Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın ikinci dalgasında ise 9 şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bir muhabir, bir kameraman ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu bildirildi. Soruşturmanın bu ayağındaki işlemler sürüyor.


 

DOSYA 15 YIL SONRA YENİDEN AÇILDI

Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandı. Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Kozinoğlu'nun hastaneye ulaştığında hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelendi; cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu'nun eşi tanık olarak dinlendi. 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Ancak dosya yıllar sonra yeniden incelendi ve Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatıldı.

“CİNAYET DAHİL TÜM İHTİMALLER DEĞERLENDİRİLİYOR”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili cinayet dahil tüm ihtimallerin değerlendirildiğini açıkladı. Gürlek, Kozinoğlu'nun ölüm nedeninin zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm olup olmadığının bilimsel ve adli veriler ışığında araştırıldığını söyledi.

Gürlek ayrıca, Kozinoğlu'nun bir örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin de dosya kapsamında incelendiğini belirtti.


 

“YENİ DELİLLERLE YENİ İŞLEMLER GÜNDEME GELEBİLİR”

Gürlek, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkması halinde yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini söyledi. Bu konuda kararın, delil durumuna göre ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından verileceğini belirtti.

Her şüpheli ölüm gibi bu olayın da bütün yönleriyle araştırıldığını ifade eden Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının ilgili Cumhuriyet başsavcılığıyla koordinasyon içinde çalıştığını, soruşturmanın yönü ve adli kararların ise yargı mercilerinin yetkisinde olduğunu vurguladı.

ŞÜPHELİ ÖLÜMDEKİ FETÖ İZİ ARAŞTIRILIYOR

Gürlek, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında tablonun daha net ortaya çıkacağını belirterek, Kozinoğlu'nun örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin dosyada incelendiğini söyledi.

Kozinoğlu'nun ölümünün kesin sebebiyle ilgili tartışmaların sürdüğünü belirten Gürlek, “Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor.” dedi.

“SORUŞTURMAYA MÜDAHALE ETME YETKİMİZ YOK”

Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümünün cinayet olduğunu peşinen söylemenin doğru olmayacağını, bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ve soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirtti.

Adalet Bakanlığının devam eden bir soruşturmanın içeriğine müdahale etme veya savcılara soruşturmanın yönü konusunda talimat verme yetkisinin bulunmadığını vurgulayan Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerini Anayasa ve kanunlar çerçevesinde yerine getirdiğini ifade etti.

15 YIL SONRA MEZARI AÇILACAK

Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun mezarının açılması için feth-i kabir işlemi kararı verildi. Mezardan alınacak doku örneklerinin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi ve olası zehirlenme ya da başka bir bulgu bulunup bulunmadığının araştırılması bekleniyor.

Böylece yaklaşık 15 yıl önce cezaevinde meydana gelen ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa sorumluların tespit edilmesi amaçlanıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

...

az önce fetö'cü cevheri göten boşluklarla dolu hikayesinde birşeyler anlattı! ona göre kozinoğlu topal doğu'ya hasımmış! atilla uğur topal'ın adamıymış! ama kaşifle atillayı aynı hücreye koymuşlar! sanki koyan kendileri değilmiş gibi anlatıyor! ama asıl önemli iddiası kurtlar vadisi'nin aslında topal doğu'ya bağlı çalıştığı idi! enteresan!

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Geç gelen adalet değil, kararlılıkla inşa edilen gelecek: Kaşif Kozinoğlu dosyası ve hukuk mücadelesi! Türkiye’nin yakın tarihi, kamu vicdanında derin izler bırakan, soru işaretleriyle dolu şüpheli ölümler ve faili meçhul vakalarla örülüdür. Bu karanlık sayfaların en kritik isimlerinden biri de şüphesiz 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde ilk duruşmasına çıkmaya günler kala hayatını kaybeden eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’dur. Aradan geçen 15 yılın ardından bu dosyanın üzerindeki sis perdesinin aralanması için adli işlemlerin başlatılması, sadece bir davanın yeniden görülmesi değil; hukuk devletinin "asla unutmayacağız" iradesinin beyanıdır. Bugün yargı mekanizmasında tanık olduğumuz olağanüstü dinamizm ve hız, ezber bozan bir adalet anlayışını gözler önüne sermektedir. Adalet Bakanlığı'nın sergilediği bu kararlı tutum, tabiri caizse en zorlu engelleri ve zaman aşımı barajlarını bile aşacak bir maraton hızıyla ilerlemektedir. Kamu vicdanının taleplerine bu denli hızlı, proaktif ve net cevap veren bir yönetim anlayışı, adalete olan güveni yeniden en üst seviyeye taşımaktadır. Toplumun uzun yıllardır beklediği, "hiçbir şüphenin karanlıkta kalmayacağı" inancı, bu kararlı ve hızlı adımlarla artık bir temenni olmaktan çıkıp somut bir gerçeğe dönüşmektedir. Ancak gerçek bir adaletin tecelli etmesi, yalnızca tetiği çeken ya da emri veren doğrudan faillerin bulunmasıyla sınırlı kalamaz. Hakiki bir temizlik ve hukuk devleti vizyonu; cinayeti işleyenler kadar, bu failleri gizleyenlerin, delilleri karartarak adli makamları yanıltanların ve organize bir şekilde suça yataklık eden yapıların da üzerine gidilmesini zorunlu kılar. Dönemin ceza infaz kurumu görevlilerinden tutun, dijital kumpasları hazırlayan terör örgütü unsurlarına kadar uzanan bu şer odaklarının, adalet önünde hesap vermesi kaçınılmazdır. Delil karartmak, adaleti sadece geciktirmez; aynı zamanda failin suçuna doğrudan ortak olmak demektir. Dolayısıyla, bu organize kötülüğe zemin hazırlayan tüm aktörlerin de suça yataklıktan ve adaleti engellemekten yargılanması en büyük hukuki beklentidir. Sonuç olarak, Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında atılan tarihi adımlar, geçmişle hesaplaşma kararlılığının en net vesikasıdır. Hukukun bu hızlı ve tavizsiz işleyişi, gelecekte hiçbir suç odağının devletin kurumlarını ve cezaevlerini kendi karanlık emelleri için kullanamayacağının en büyük teminatıdır. Adalet Bakanlığı'nın bu vizyoner, dinamik ve net duruşu; faili meçhullerin üzerindeki örtüyü kaldırırken, delil karartanların da adalet duvarına çarpacağını tüm dünyaya ilan etmektedir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23