• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Başkan Erdoğan'dan 12 Eylül mesajı: Bir daha izin vermeyeceğiz

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Başkan Erdoğan'dan 12 Eylül mesajı: Bir daha izin vermeyeceğiz

12 Eylül darbesinin 46. yılına ilişkin paylaşım yapan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül'ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız. Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz." dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.

"Bir daha izin vermeyeceğiz"

O günlerde mağdur edilen, eziyet gören, haksız yere idamla yargılanan vatandaşların çektiği sıkıntıları halen yüreklerinde hissettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:


 

"Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül'ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız. Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz."

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye siyasi ve sosyal tarihinde demokrasiye vurulan en ağır ve yıkıcı darbelerden biri olarak derin izler bırakmıştır. Yüz binlerce kişi gözaltına alındı, binlerce kişi soruşturuldu ve işkence gördü; 50 kişi idam edildi. Türkiye’de demokratik bilincin, toplumsal barışın ve geleceğe yönelik kalkınma hamlelerinin önündeki en ağır prangaları, hiç şüphesiz askeri müdahaleler ve cunta rejimleri oluşturmuştur. 1960 ve 1980 askeri müdahaleleri, yalnızca mevcut hükümetleri deviren siyasi kırılmalar değil; milli iradeyi hiçe sayan, toplumsal enerjiyi tüketen ve ülkenin kalkınma ivmesini en az yarım asır geriye iten açık birer ihanet belgesidir. Halkın oylarıyla şekillenen meşru nizamı dipçik zoruyla ilga eden bu zihniyet, Türkiye’nin hem beşeri sermayesini hem de maddi kaynaklarını fütursuzca tahrip etmiştir. 1960 müdahalesi, sivil siyasete karşı vesayet odağı oluşturan ilk uğursuz adım olarak tarihe geçmiştir. Halkın seçtiği liderleri idama götüren bu karanlık süreç, toplumsal hafızada tamir edilemez yaralar açmış ve "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesine ağır bir darbe vurmuştur. Ancak bu yıkımın çok daha organize, kurumsal ve vahşi bir halkası 12 Eylül 1980’de sahneye konmuştur. 1980 darbesi, demokrasiyi tamamen lağvederek ülkeyi adeta açık hava hapishanesine çevirirken, geride hukukun katledildiği, nesillerin yok edildiği dejenere bir düzen bırakmıştır. 12 Eylül cuntası, yalnızca siyasi kurumları ve anayasal hakları askıya almakla kalmamış; milletin ortak birikimlerini ve milli nimet ambarlarını da doğrudan hedef almıştır. Cuntacıların gölgesinde yürütülen politikalar, ülkenin ekonomik kaynaklarının, sanayi hamlelerinin ve kamusal zenginliklerinin yağmalanmasına zemin hazırlamıştır. Halkın alın teriyle oluşturulan milli servetler, cunta rejiminin yarattığı denetimsiz, baskıcı ve şeffaflıktan uzak iklimde talan edilmiştir. Siyasetin tasfiye edildiği, basının susturulduğu ve hiçbir muhalif sesin çıkmasına izin verilmediği bu dönem, ekonomik rantın ve ganimet paylaşımının en pervasızca yürütüldüğü bir fetret devridir. Sonuç olarak, 1960 ve 1980 darbelerini gerçekleştirenler, Türk halkının geleceğini çalmış ve ülkenin tüm potansiyelini kendi koltuk sevdaları ile ideolojik körlüklerine kurban etmişlerdir. Demokrasiyi bir lütuf, milleti ise yönetilmesi gereken bir yığın olarak gören darbeci zihniyet, Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmıştır. Bu iki karanlık dönem, hafızalarda yalnızca hukukun rafa kaldırıldığı süreçler olarak değil, aynı zamanda milli varlıklara ve halkın geleceğine kastetmiş en büyük ihanet hareketleri olarak kalmaya devam edecektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23